Daruma Akademi
Operasyonel Mükemmellik · 4 dk · 04.09.2026

Her Şeyi Aynı Anda İyileştirmeye Çalışırsanız, Hiçbir Şeyi İyileştiremeyebilirsiniz

TPM’deki Odaklanmış İyileştirme anlayışı ile önce kayıpları bul, tek tek problemi doğru tanımla, her birinin kök nedenine in ve enerjini doğru noktaya harca. Çünkü operasyonel mükemmellik sürecinde bazen büyük değişimler, her şeyi iyileştirmeye çalışarak değil, doğru şeyi iyileştirmekle başlar.

Hayatta hepimiz bir şeyleri daha iyi hale getirmeye çalışıyoruz. Araba kullanırken daha az yakıt tüketmenin yolunu arıyoruz. Motosiklet kullanırken virajlara daha güvenli girmek, daha doğru fren yapmak için zamanla kendimizi geliştiriyoruz. Bir ilişkide ise bazen iletişimimizi, bazen dinlemeyi, bazen de karşımızdakini gerçekten anlamayı öğreniyoruz. Ama dikkat ederseniz, bunların hiçbirinde aynı anda her şeyi değiştirmeye çalışmıyoruz. Önce bir problemi fark ediyoruz. Sonra onun üzerine odaklanıyoruz.

İşte Odaklanmış İyileştirme tam olarak burada başlıyor.

TPM içerisinde önemli yapı taşlarından biri olan Odaklanmış İyileştirme, her şeyi aynı anda iyileştirmeye çalışmak değildir. Tam tersine, işletmeye en büyük kaybı veren problemi bulmak ve enerjiyi doğru noktaya yoğunlaştırmaktır. Bir makine sürekli duruyorsa, önce o duruşların nedenlerini anlamanız gerekir. Üretimde kalite kaybı varsa, her yere aynı anda müdahale etmek yerine en büyük kaybı oluşturan noktaya odaklanmanız gerekir. Çünkü bazen fabrikadaki onlarca küçük problemin içinde, birkaç tanesi toplam kaybın büyük bölümünü oluşturur. Doğru problemi bulmadan yapılan iyileştirme çalışması ise, arabadan gelen sesi nereden geldiğini dinlemeden, motor kaputunu açıp aramaya benzer. Çok uğraşırsınız... Ama sonuç alamazsınız.

Sahaya inmek neden önemli?

Honda Türkiye'de çalıştığım yıllarda yaptığım işlerin temelinde de aslında bu anlayış vardı. Sahada problemleri görmek, verileri incelemek, insanların yaşadığı sıkıntıları dinlemek ve “Buradaki asıl problem ne?” sorusunun cevabını bulmaya çalışmak... Çoğu zaman çözüm, ilk bakışta düşündüğünüz yerde olmuyordu. Bir problem başka bir noktada ortaya çıkıyor ama gerçek nedeni çok daha geride olabiliyordu. Bu yüzden sahaya gitmek, süreci yerinde görmek ve operatörlerle konuşmak benim için her zaman çok önemli oldu. Çünkü toplantı odasında görünen problem ile sahada yaşanan problem her zaman aynı şey değildir. Odaklanmış iyileştirmenin en önemli adımlarından biri de budur: Önce doğru problemi anlayın. Sonra çözmeye çalışın. O yüzden eğitimlerimde hep aynı şeyin öneminden bahsederim. İyi tanımlanmamış bir problemi çözmek için zaman harcamak çoğu zaman bir risktir. Zaman, harcandığı ile kalabilir.

Günlük hayatımızda da aslında aynı durum geçerli.

Araba kullanırken “Daha iyi sürücü olmak istiyorum” demek güzel bir hedef. Ama bunu somutlaştırmadığınız sürece gelişmek zor. Belki sizin için odak noktası daha ekonomik sürüş yapmaktır. Belki ani frenlemeleri azaltmaktır. Belki viraj tekniğinizi geliştirmektir. Önce detayını belirlemek, hedefi özelleştirmeniz gerekir. Bir ilişkide de “Her şey daha güzel olsun” demek yerine, belki sadece birbirimizi daha fazla dinlemeye odaklanmak çok daha büyük bir değişim yaratabilir. Büyük gelişmeler çoğu zaman doğru seçilmiş küçük bir noktadan başlar.

TPM’de Odaklanmış İyileştirme de bize bunu öğretir.

Her problemi aynı anda çözmeye çalışmayın. Bir pareto yapın. Maliyete etkisi en büyük kaybı bulun. Kök nedenine inin. Doğru noktaya odaklanın ve sonucu görün. Çünkü iyileştirme, sürekli bir şeylerle meşgul olmak değildir. İyileştirme, gerçekten fark yaratacak doğru işi bulmaktır. Ve bazen en büyük başarı, daha çok şey yapmakta değil, doğru şeye odaklanmaktır. Sizler de işletmenizde benim yıllar içinde biriktirmiş olduğum ve başarısı kanıtlanmış Japon sistemi ile kültürü güçlendirmek, çalışan özenini ve katılımını artırmak ve sürdürülebilir iyileştirme sistemleri kurmak istiyorsanız, yalın üretim anlayışı ile tanışmak ve gerçekten sahaya yansımasını istiyorsanız Daruma Akademi ile iletişime geçebilirsiniz. Gerçek dönüşüm, sahada uygulanabilen sistemlerle başlar. Hedefle, odaklan, başar…